merkezi piyasalar ve defi alanı üzerine bir analiz…

Defi açılım itibariyle merkezi olmayan finans demektir; bu artık bir sektör haline gelmiştir ve giderek büyüme potansiyeline sahiptir; bu büyüklük sadece likidite kavramın etkisiyle değil, farklı alanları da bünyesine dahil etmesiyle mümkün olacaktır, bu alanlar için sigorta ve teminatlandırma
gibi ek sektörleri sıralayabiliriz;

Klasik Finans nedir?

Klasik finansın hangi özelliği bize yetmiyor da merkezi olmayan finans kavramı ortaya çıktı? Malum hepimiz klasik finans kavramına biraz mesafeliyiz:) ama finansal durumumuz iyileştikçe klasik
finans kavramına daha sıkı sarılmaz mıyız?:) Banka aidatlarını, havale-eft masraflarını, hisse senedi, taker — maker alım satım veya kar kesintilerini mutlu mesut ödemez miyiz? Peki ya değişimin sesleri duyulana
kadar bu böyleydi diyebilir miyiz?

Eski bir banka çalışanı olduğum için hep klasik finansın hantallıklarından ve operasyonel iş yükünün gereksizliklerinden dem vururuz ancak dışarıya da hep üst teknolojik verimden bahsederiz, maalesef bu süreç sadece yazılımın güncellenmiş sürümleri, yeni sunucuların alınması veya önyüz ekranlarının tasarımının iyileştirilmesi ile sınırlı kalır ve daha derin gelişmelere dayanmaz.

Şimdi klasik bir finans yapısının modüllerini düşünelim; bankanın görevi nedir? Temel görevi çok basit; para toplamak ve para dağıtmak (kredi vermek) basit hali ile diğer tüm birimler bu sistemlerin operasyonunun ve dağıtımının devamı için vardır

1) ödeme kanalları : atm, pos, kartlı servisler, internet bankacılığı
2) temel bankacılık: hesap-muhasebe, hazine-dış ticaret, tahsilatlar, kredi uygulamaları
3) analitik bankacılık: müşteri-crm, veri ambarı-raporlama
4) altyapı birimleri…

Görüldüğü üzere birçok ekip ve paydaş vardır.
Şimdi ise bazı bankacılık işlemlerine bakalım. Örneğin; bırakın dünyada farklı ülkelere eft yapmayı, kendi ülkenizdeki diğer bankalara eft yapmak bile sorunludur, uyulması gereken mevzuatlar vardır ve bu mevzuatların (kara para aklama, dokümantasyon…) çoğunluğu operasyoneldir ve kişiler tarafından yürütülür; yani merkezi bir karar mekanizması vardır. Bu mekanizma tasarımı itibariyle maalesef otomatize edilemez, mutlaka iş yükü oluşturur, bu da gelecek her finansal işlemin yavaşlama ihtimalini kuvvetlendirir. (Denetim — audit). Örneğin hisse senedi almak isterseniz, muhtemelen çeşitlilik istiyorsanız yurtdışı hesaplarınızın olması gerekir.
çünkü bazı şirketlerin hisseleri yurt içi yatırım bankalarında bulunmaz ve temel sorun yine aynıdır, günlerce bekleme ve büyük masraflar…

Şimdi defi ve katkılarını inceleyelim

Decentralized finance, merkezi olmayan finans diye tanımlanır, temel hedefi, aracıların olmadığı bankacılık hizmetini sunabilmek
ve her paydaşa eşit ulaşılabilirlik sunmaktır (baksanıza kriptopara düşmanı senatörler bile ethereum masraflarından şikayet ediyor:)).
Aslında bu açıdan oldukça önemli bir temel taşı vardır. Zira bugün dünyada banka hesabı olmayan bir çok insan vardır ve dolaşıma sokabilmek
için bankalar fintech kuruluşları ile çalışıp teknoloji için para ayırmaktadırlar:), defi kendisinden hizmet alan kişi veya kuruluşlardan doküman, kendini tanıtma bilgileri istemez (know your customer)
bugün birçok Operasyonel faaliyet bu gibi alanlarda dönmektedir.
ayrıca bankalar birçok regülasyona ve korunma kurallarına tabidir (fed stres testleri, fon yükümlülükleri gibi…) bunlara rağmen birçok banka ve yatırım bankasının battığı duyarız, kurtarma paketlerini işitiriz, demek ki bunca kural kaide ve operasyonel işlemler bu süreci korumaya yetmiyor zira tasarımda sorun var, o sorun temelde merkezi olmaktadır:)

Peki kriptopara ekosistemindeki merkezi borsaları ele alalım

Merkezi kriptopara borsaları hızlı şekilde kullanılmaya müsaittir, büyük oranda kullanıcı bilgisi gerektirmez ve basittir. Farklı türdeki emir tiplerine benzemeyen basit limit ve market emirleri mevcuttur. Siz almak veya satmak istediğiniz ürünün fiyatını girersiniz ve bu emirler bütünü merkezi borsanın tahtasında bulunur. Klasik bir borsadaki işleyiş burada da geçerlidir.
alım-satımı fiyatı ve miktarı eşleştirildiği zaman değiş tokuş işlemi gerçekleştirilmiştir.

Bu işlemler bütünü şu şekilde oluşmaktadır;

1) borsa alım satım tahtası üzerinde fiyat ve miktarların girilmesi
2) işlemlerin gerçekleşmesi
3) borsa cüzdanınıza ait bakiyenin güncellenmesi;

Burada önemli kusurlar bulunmaktadır

1) Fiyat manipülasyonları
2) Emirlerin blokzincir üzerinde gerçekleşmemesi ve merkezi veri tabanlarından tutulması
3) Alım satım emirlerinin botlar yüzünden istenen şekilde oluşmaması ve zararlar
4) Hack sebebiyle fon kayıpları
5) Kyc gerekliliği

Peki kriptopara ekosisteminde merkezi olmayan borsaları ele alalım

Defi neyi çözüyor? Öncelikle muhatap olduğumuz bir kuruluş yok, sadece akıllı sözleşme ile haberleşme yapabiliyoruz. Çünkü tüm emirler blokzincir üzerinden akıyor, merkezi borsa ile en büyük farkı buradadır. Manipülasyonda bulunmak oldukça zor, en önemlisi ise mahremiyet; sadece kendi cüzdanımız ile borsaya bağlanıyoruz (facebook bile ethereum cüzdanınız ile authenticate işlemini devreye almaya planlıyor:)) ve işlemleri onaylamak için bir otoriteye değil bir dizi akıllı sözleşmeye güveniyoruz (ki tüm kodlar açık kaynaklı). Kyc gerekliliği yok, alım satım ve para çekme herhangi bir izne tabi değil. Bunlar Defi’nin çekici tarafları, peki kusuru yok mu? Tabi ki var:) ama önce merkezi olmayan borsa paydaşlarına değinelim

AMM (otomatik piyasa yapıcı)

Amm neden var sorusuna teknik dışı şu cevabı verebiliriz. Anlık ve atomik şekilde işlem yapabilmek; burada atomik olma kavramı işlem bütünlüğüdür ve tek bir blokzincir işlemi (transaction) şeklinde yönetilmeyi ifade eder ve bu şekilde satıcı ve alıcının teklifini bekleme durumu ortadan kalkar.
Automated market maker en kritik yeri tutar; zira bir borsanın kurulmasının mantığı trade yapılmasıdır, trade yapabilmek için de farklı varlıklara ve bu varlıklara ait büyük bir likiditeye ihtiyaç vardır. İşte Amm
bu likiditeyi ve ekonominin devamını sağlamakla görevlidir. Likidite sağlayıcı dediğimiz kişiler (sen, ben, herkes…) borsa üzerinde bulunmayan veya az bulunan varlığın daha çok trade edilebilmesini sağlamak için kendi cüzdanlarında bulunan fonları akıllı sözleşmeler bütününe kilitler, bunu yaparken likidite çifti dediğimiz 2 bacaklı bir varlık yüklemesi yaparlar.
Belirlenen çiftler üzerinden iki varlığı (lp token pair) aynı fiyat oranında kilitlerler, ikinci yüklenen varlık bir teminat görevi görür.
Zira bu yapı, merkezi olmayan borsalar için önemli bir gerekliliktir. Akıllı sözleşmeler bu varlıkları likidite havuzuna kilitler, kilitleme işlemi sonrası yapılabilecek farklı işlemler mevcuttur. Peki kişi neden bu kilitlemeyi yaptı? Cevabı basit, kazanç elde etmek istiyor.
Peki bu kazancı elde etme yöntemleri nelerdir? Peki tabi borç verme modeli ile faiz kazancı ile elde etmek veya likidite sağladığı için
masraflardan elde edilen karlar ile kendisine farklı veya aynı varlıklar cinsinden ödeme almak.
Dex ile hayatımıza giren bu kavram aslında birçok merkezi olmayan borsa tarafından kullanılıyor ancak bazılarını fiyatları bir oracle (chainlink) vasıtasıyla alırken (Kyber) Uniswap gibi protokoller herhangi bir token fiyatı almıyor. Fiyatları dinamik ve anlık olarak havuz üzerinden hesaplıyor.

Şimdi uniswap akıllı sözleşmelerine göz atalım,

1) Likidite çiftini ekleme görevini üstlenen UniswapV2Factory sözleşmesinde

  • function createPair (address tokenA, address tokenB) external returns (address pair)
  • bu medot likidite çiftini havuza kaydetme görevini üstlenir.

2) Amm üzerindeki fiyat hareketlerine ait kayıtları ve çiftlerin bakiye ayarlama görevini üstlenen UniswapV2Pair sözleşmesinde

  • function swap (uint amount0Out, uint amount1Out, address to, bytes calldata data) external lock
  • bu metod, amm üzerindeki bakiye dönüşümünü uniswap bakiye sabitleme formulü token1 * token2 = sabit (k) üzerine inşa eder.

3) Likidite ekleme ve çıkarma gibi operasyonel işlemlerini UniswapV2Router01 sözleşmesi üzerindeki metodlar ile yaparız.

info@deneth.net

Takip Edin

Doğa Özcan

@dogaetherozcan

stratrade

@stratrade_